• HMG Manşet Üstü
  • Radyo Hiraş

  • Manisa İnternet Haber | Facebook
  • Manisa İnternet Haber | Twitter
  • Manisa İnternet Haber | Google+

TUDSAK, MCBÜ öncülüğünde düzenlendi

TUDSAK, MCBÜ öncülüğünde düzenlendi
`Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresi (TUDSAK)` Manisa Celal Bayar Üniversitesi öncülüğünde düzenlendi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinin öncülüğünde; Uludağ Üniversitesi, Uluslararası Vizyon Üniversitesi (Makedonya), Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı’na Bağlı Devlet İdarecilik Akademisi, Celal-Abad İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi (Kırgızistan), Devlet İktisat Üniversitesi (Azerbeycan), Ahmet Yesevi Üniversitesi (Kazakistan), Mimarlık ve İnşaat Üniversitesi (Azerbaycan) iş birliğinde ve Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle düzenlenen “Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresi (TUDSAK)” 2, Antalya’da gerçekleştirildi.

Kongreye Azerbaycan, Kırgızistan, Makedonya, Kosova, Kazakistan, Özbekistan ve ülkemizden 130’a yakın bilim insanı katıldı. 200’ün üzerinde bildiriyle başvurunun olduğu kongrede, hakem değerlendirmesinden geçen 156 bildiri sunuldu.

Kongre kapsamında gerçekleştirilen “Türk Dünyası, 21. Yüzyılda Sosyoekonomik ve Teknolojik Gelişmeler Karşısında Nasıl Bir Strateji İzlemedir?” konulu panelde; Türk Dünyasının ekonomik, mali ve sosyal sorunlara çözüm önerileri sunuldu. Ayrıca Türk Dünyası musıkisinin önde gelen sanatçılarından Bünyamin Aksungur ve Kırgız Milli Sanatçısı  Çolpon Kambarova tarafından Türk Dünyası eserleri seslendirildi.       
MCBÜ Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü ve TUDSAK Kongre Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar açılış konuşmasında, “Birincisini düzenlediğimiz Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongremizde aramızda bulanan Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Bosna ve Kosova’da üç kıtada at sürmüş; kutlu ceddimizin anılarını, ideallerini ve yüksek hedeflerini getiren necip Türk Milletinin çok değerli bilim insanları hoş geldiniz sefa geldiniz. Ülkemizden Türk Dünyasına gönül vermiş olan bilim insanları, ‘Bir olmaya, iri olmaya ve diri olmaya’ ve Türk Dünyasının stratejik vizyonunun gelişmesine katkıda bulunmaya hoş geldiniz sefa geldiniz diyorum. TİKA başta olmak üzere, ülkemizden ve Türk Dünyasından birçok üniversite ve sivil toplum kuruluşu tarafından desteklenen, Türk Dünyasının sosyoekonomik meselelerinin tartışılacağı ve Türk Dünyası içinde yer alan iletişim ve kaynaşma süreçlerine katkı sağlamasını amaçladığımız Uluslararası Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresi’nin birincisini düzenlemenin mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz. Kongrenin düzenlenmesinde desteklerini esirgemeyen TİKA yetkililerine, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kemal Çelebi’ye, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay’a, Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı değerli dostum Prof. Dr. Mehmet Yüce’ye teşekkür ederim. Kongrenin koordinatörlüğünü üstlenen Okutman Kenan Tozak, Arş. Gör. Ayhan Yatbaz ve Arş. Gör. Dr. Selim Duramaz’a da teşekkür ederim.

Stratejinin kelime kökeni Latincedir ve yol, çizgi veya yatak anlamındadır. Askerlerin savaş sanatını ve bilgisini belirtmek için kullanılmıştır. Türkçe’de sürme, gönderme ve gütme anlamlarında kullanılmaktadır. Uluslararası Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresini düzenlerken temel hedefimiz, necip Türk Milletini tüm alanlarda yüceltme ve yükseltmesi için sosyal, ekonomik ve teknik alanlarda stratejilerin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Kongremizin temel stratejisi ise İsmail Gaspıralı’nın belirtiği gibi “Dilde, Fikirde, İşte Birlik”tir. Stratejisi dünya üzerindeki bütün Türklerin tek vücut hzline gelmesidir. İşte o zaman cep telefonu da Türk markası otomobil de üretmek sorun olmayacaktır” dedi.

Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kongre Eşbaşkanı Prof. Dr. Mehmet Yüce açılış konuşmasında şunları ifade etti: “Yaradan bir şeyi var ettiyse o vardır. Şekil değiştirir ama vardır. Tıpkı Türk alemindeki, Türkiye’deki ruh gibi. Bu kongrenin oluşumu konusunda Azerbaycan’daki Bakü Devlet Üniversitesiyle, değerli kardeşim Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar’la görüştüm. Bu işin en büyük yükünü kendisi omuzladı, kendisi ve ekibi. Onun için Prof. Dr. Ali Rıza Gökbunar’a huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Çok yoruldular, çok didindiler. Türkçe eğitim yapan tek üniversite Balkanlarda. Balkanlarda bir evladı fatihan kalkıyor, bütün zorlukları bir kenara bırakarak Türkçe eğitim yapan bir üniversite kuruyor. Gaspıralı İsmail bu hedefi çizmiş aslında. Dilde, fikirde, işte birlik. Biz daha dilde birliği sağlayamadık. Ama tabii ki bu ümitsizlik demek değildir.
 Biliyorsunuz, Türk dünyası kavramı bile yeni yeni kullanılmaya başladı. Rahmetli Turan hoca bu kavramı ortaya attığı zaman, birçok kişi onu Turancılıkla suçladı. Türki Cumhuriyetler dedik. Ancak Türki Cumhuriyetler demek de yanlıştır. Türki demek, Türkleşmiş demektir. Bu insanlar Türkleşmemişler ki. Zaten hepsinin özü Türk. Önemli olan birbirimize ulaşacak yolları açmamızdır. O yolları açtığımız zaman, fersah fersah ilerleriz. O yolları açamadığımız zaman, sınır komşularımızla ilgili bir adım öteye gidemeyiz. Hayallerimiz, hedeflerimiz büyük olmalı. Umarım bu büyük hedefe varmak için atılan bu adım, yarın büyük sahalarda Türk Dünyasının kalbinde konuşulur” diye konuştu.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Başkanlığına Bağlı Devlet İdarecilik Akademisi Rektör Yardımcısı ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Alikram Abdullayev açılış konuşmasında, “Topraklarımızın yüzde 20’si düşman ayakları altındadır. Mukaddes yerlerimiz düşman ayakları altındadır. Ama azmimiz var ve ağlamıyoruz. 3-5 yıl sonra göreceksiniz ki Avrupa, Türk Dünyası ülkelerinin fikrine ne kadar muhtaç olacak” dedi.
Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Fadıl Hoca da yaptığı açılış konuşmasında şunları ifade etti: “Mustafa Kemal’in baba yadigarından selam getirdim. Makedonya’da Gostivar şehrinde, Türklerin en yoğun yaşadığı bölgede 2014 yılında kurulmuş olan Uluslararası Vizyon Üniversitesi yönetimi adına, tüm çalışanları adına, bu kongreyi düzenleyenlere ve siz katılımcılara saygı ve selamlarımı iletmemi özellikle istediler. Biz Rumeli Türkleri olarak, Balkanlarda yaşayan Rumeli Türkleri olarak, Osmanlının Balkanlardan çekilişinin tam 100. yıldönümünde uluslararası çapta ve akademik seviyede Türkiye Türkçesi ile eğitim yapma hakkına sahip olan bir üniversite kurmaya muvaffak olduk. Bu hem Makedonya, hem Balkan Türkleri için son derece önemli bir proje idi. Balkanlarda Türkiye Türkçesi üzerine eğitim verme hakkına sahip olmak kolay bir iş değildi. Çünkü Balkanlar, diller ve dinler çorbası olarak bilinen bir yerdir. Çok değişik menfaatlerin çatıştığı bir yerdir. Ama ona rağmen biz bu işi yapmaya gayret ettik ve kardeşlerimizin sayesinde, Rumeli Türklerinin bizzat destekleri ve gayretleri sayesinde,  2014 yılında üniversitemizi kurduk. Bu müessesenin stratejik önemi nedir? Balkanlarda, Romanya’da, Türklerin ve Tatarların beraber yaşadığını, azınlık olarak yaşadığını biliyoruz. Romanya’nın da aynı zamanda Avrupa Birliği ülkesi olduğunu biliyoruz. Ancak Türkiye Türkçesi ile eğitim verecek üniversitenin Romanya’da açıldığını göremiyoruz. Uzun vadede de göremeyeceğiz. Keza Bulgaristan’da çok sayıda Türkün yaşadığını biliyoruz. Kimilerine göre 800.000, kimilerine göre 1.000.000 civarında. Bulgaristan’da Türkiye Türkçesi üzerine eğitim verebilecek bir üniversiteyi düşünmek çok zor, belki de hayal etmek bile imkansızdır. Keza Yunanistan’da da Batı Trakya’da da Türk azınlıkların yaşadığını biliyoruz. Hele hele Yunanistan’da Türkiye Türkçesi üzerine eğitim verecek olan bir üniversiteyi düşünmek hayalperestliktir. Ancak Makedonya’da, Balkanların kalbi olan bir ülkede, böyle bir imkan doğdu ve bu projeyi Makedonya’da gerçekleştirmiş olduk. Bu vesileyle Makedonya Cumhuriyeti Devletine de teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Çünkü Makedonya Cumhuriyeti Devleti Bakanlar Kurulunun oy birliği ile 21 Aralık 2014 tarihinde üniversitemizi kurduk. 21 Aralık, Makedonya Türkleri için çok önemli bir tarihtir. Çünkü 21 Aralık 1945 tarihinde, o dönemin ulusal ve sosyal federal cumhuriyetinde Türkçe eğitim başlamıştır. Osmanlının Balkanlardan çekilişinde, 1918-1945 yılları arasında Türkçe eğitim tamamen ortadan kaldırılmışken, 21 Aralık 1945’te Türkçe eğitim yeniden başladı. Üniversitemize Makedonya’nın yanı sıra Balkanlardan, Kosova’dan, Bosna’dan ve yeni yeni Azerbaycan’dan da öğrenci almaya başladık. Dolayısıyla Balkanlara da kendi imkanlarımızla; Balkan Türkünün, Rumeli Türkünün kendi imkanlarıyla bir şeyler yapabileceğini göstermiş olduk. Yani bir nevi bu stratejinin ilk adımlarını atmış olduk. Bu stratejinin daha da büyüyebilmesi, gelişebilmesi ve tüm Balkanlara yayılabilmesi için bu kongrenin de yardımlarını esirgememesini önemle istirham ederiz. Kongrenin hayırlara vesile olması ümidiyle hepinize teşekkür ediyor, Allah’a emanet olun diyorum” dedi.
Bu haber 37 kez okundu
İLGİLİ Manisa HABERLERİ