• HMG Manşet Üstü
  • Radyo Hiraş

  • Manisa İnternet Haber | Facebook
  • Manisa İnternet Haber | Twitter
  • Manisa İnternet Haber | Google+

Ülkemizin tek `Parazit Bankası` Manisa CBÜ`de

Ülkemizin tek `Parazit Bankası` Manisa CBÜ`de
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde ülkemizin tek `Parazit Bankası` (Parazitlerin genotiplendirilmesi, canlılığı korunarak dondurulması, DNA arşivi) kurulmuştu.
MCBÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü ve TÜBİTAK destekleri ile MCBÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bölümü Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üye Prof. Dr. Ahmet Özbilgin tarafından kurulan ‘Parazit Bankası’, birçok ulusal ve uluslararası proje ve bilimsel araştırmaya destek veriyor.

Çalışma yapmak isteyen öğretim üyelerinin büyük ilgisini çeken, 21 farklı türden 3000’den fazla parazitin arşivlendiği ‘Parazit Bankası’ hakkında TRT tarafından da bir röportaj gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Ahmet Özbilgin, parazit hastalığı ve bizleri nasıl etkilediği konusunda bilgiler aktararak başladığı konuşmasında, “Parazit hastalıklarından olan sıtma, her 30 saniyede bir çocuğun hayatını kaybettiği dünya nüfusunun %40’ının risk altında bulunduğu, her yıl 300 milyon insanın enfekte olduğu ve yaklaşık 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği Anofel cinsi sivrisinek ile bulaşan bir hastalıktır. Dünyada 98 ülkede yaklaşık 12 milyon insan yine parazit hastalıklarından olan ve yakarca adı verilen sineklerle bulaşan şark çıbanı ve dalak/karaciğer büyüme hastalığına yakalanmış durumda olup 350 milyon kişi ise risk altındadır. Her yıl bu rakamlara 2 milyon yeni olgunun katıldığı, bu olguların yaklaşık bir buçuk milyonunun şark çıbanı, yarım milyonunun ise dalak/karaciğer büyüme hastalığı olduğu tahmin edilmektedir. Bu parazitlere bağlı yıllık ölüm sayısının 60.000 olduğu bilinmekte ve yaklaşık her 20 saniyede bir kişinin şark çıbanına yakalandığı hesaplanmaktadır.

Bağırsak parazitleri ile tüm dünyada 3,5 milyar kişi enfekte durumdadır. Ülkemizde de gerek sosyo-kültürel gerekse sosyo-ekonomik düzeylerdeki yetersizlik nedeniyle parazit hastalıkları hâlâ önemli bir halk sağlığı problemi olmaya devam etmektedir.  Türkiye’nin ılıman iklim kuşağında bulunması parazitlerin varlığını sürdürmesi ve çeşitliliği açısından ülkemizi daha büyük bir risk altında bırakmaktadır. Paraziter hastalıklar, hamilelerde bebek kayıplarına, kısırlıklara, çocuk bedensel gelişimini engelleme, mental sağlık sorunlarına ve çocuk ölümlerine, immün sistem yetmezliğine neden olmaktadırlar.  Ateş, kansızlık, öksürük, kanlı öksürük, ağızdan kan gelmesi, karın ağrısı, baş ağrısı, halsizlik, yağlı ve kanlı ishal, iştahsızlık veya fazla iştah, kanlı idrar, körlük, karaciğer ve dalağın büyümesi parazit hastalıklarının diğer önemli etkileri arasındadır.

Dondurarak saklama (Kriyoprezervasyon) nedir?
Kriyoprezervasyon, koruyucu bir madde yardımı ile mikroorganizmanın (parazitin) canlılığını, antijenik yapısını, fonksiyonunu kaybetmeden dereceli olarak dondurarak uzun süre saklamak ve gerektiği zaman uygun şekilde çözdürerek kullanmak amacıyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Hücrelerin canlılıklarını koruyabilmek için işlem esnasında koruyucu olarak dimetilsülfoksit (DMSO) veya gliserin gibi kimyasal maddelerden yararlanmak gerekmektedir.

Ana hatları ile arşivleme nasıl yapılır?
Arşivleme işlemi gerçekleştirilirken öncelikle parazitlerin genetik özelliklerini saptamak amacıyla tiplendirmeleri yapılır. Arşivleme işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmektedir:
A. Parazitlerin DNA’ları, gelen örnekten veya kültür ortamında çoğaltılarak elde edilir, kodlaması ve tiplendirmesi yapılır, -20 °C derin dondurucuda DNA bankasında arşivlenir.
B. Genetik tipleri belirlenen parazitler canlı olarak dondurularak arşivlenmek üzere sıvı azot tankında saklanır.  Bu işlem ise şu adımları takip eder:

1. Parazitlerin bulunduğu ortama son konsantrasyonu %15 olacak şekilde koruyucu bir kimyasal olan dimetilsülfoksit oda ısısında eklenir ve sıcaklığı dakikada 1 °C düşüren özel kutulara alınarak  -86 °C’lık derin dondurucuya konulur. Koruyucu olarak kullanılan dimetilsülfoksit (veya gliserin), mikroorganizmanın sitoplazmasına (içine) girerek, donma sırasında sitoplazmanın kristalleşmesini dolayısıyla da hücrenin patlayarak ölmesini engeller.

2. Parazitler bir gece boyunca burada bırakılır ve ertesi gün -196 0C sıvı azotun içine indirilerek arşivlenir. Burada yıllar boyunca saklanabilir.

3. Arşivlenen parazitlerin kullanılması gerektiğinde ise parazitlerin bulunduğu tüpler 37 °C’lik su banyosuna daldırılarak hızlı bir şekilde çözünme sağlanarak canlandırılır ve araştırmacılar tarafından bilimsel çalışmalarda kullanılır” diye konuştu.

İlk çalışmalara 1984 yılında şark çıbanı ve sıtma parazitlerini dondurarak başladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Özbilgin, 30 yıldır çalışmalarının devam ettiğini belirterek, böyle bir bankaya neden ihtiyaç olduğu konusunda ise,

“1. Laboratuvarda tanı testlerini uygulamak ve çeşitli araştırmalar yapmak için her zaman canlı parazitlere gereksinim varıdır. Parazitleri canlı tutabilmek için kültür ortamlarını veya deney hayvanlarını kullanmak son derece zahmetli, masraflı ve zaman alıcıdır. Parazitler açısından ülkemizde ilk kez uygulamaya koyduğumuz “Parazit Bankası” ile önemli ölçüde tasarruf ve güven sağlanır.

2. Parazitlerin kültür ortamlarının yenilenmesi sırasında yapılabilecek hatalar nedeniyle ölmeleri araştırma esnasında geri dönüşü olmayan kayıplara neden olur. “Parazit Bankası” ile bu kayıpların önüne geçilebilir.

3. Parazitlerin laboratuvarda devamlı olarak çoğalmaları esnasında herhangi bir konağa geçmemeleri nedeniyle özellikle konakta sağ kalabilmek, bağışıklık sisteminden kaçabilmek ve hücrelere girmek için kullandığı bazı proteinleri üretmeye gerek duymamaktadırlar. Bu durum da başlangıçtaki genetik karakterlerde sapmalara neden olabilmekte ve genetik çalışmalarda hatalı sonuçlar alınmasına sebebiyet verebilmektedir. ‘Parazit Bankası’ ile parazit “ilk günkü” gibi orijinal (virulansı korunmuş halde) haliyle saklanabildiği için bu gibi hatalı sonuçların da önüne geçilmektedir.

Özetle bankada saklanan parazitlerin DNA yapıları, hastalık oluşturan tüm enzim ve salgıları bozulmadan korunduğu için araştırmalarda güvenle kullanılabilmekte ve alınan sonuçlar güvenilir, gerçeğe yakın ve bilimsel olmaktadır” dedi.

Arşivlenen parazitlerden nerelerde yararlanıldığı konusuna değinen Prof. Dr. Ahmet Özbilgin, “1. Parazitlerin hastalık yapıcı etkilerini araştırmak için hayvan modelleri oluşturmakta, 2. Parazit aşıları geliştirme ve yapımında, 3. Parazitlerin kişileri hastalandırma mekanizmalarını saptama konusunda yapılan çalışmalarda, 4. Parazit ile mücadele için hücre biyolojisini ve çalışma mekanizmasını öğrenmek amacıyla, 5. Parazit ve insanların etkileşime girdiğinde vücut biyokimyasında oluşan değişimleri saptamada, 6. Parazitlerin hastalandırıcı etkilerini genleri ile nasıl yeni nesillerine aktarabildiklerini saptamakta, 7. Tanı testlerinde ve yeni tanı kitleri geliştirilmesinde, 8. Kullanılan tanı yöntemlerinin etkinliğinin değerlendirilmesinde ve kontrol edilmesinde, 9. Yapay olarak tasarlanan yeni ilaç moleküllerini taramada ve tedavi etkinliğini araştırmada, 10. Doğal kaynaklardan ve bitkilerden elde edilen ilaç olabilecek moleküllerin tedavideki etkinliğini araştırmada, 11. İklim değişikliği, çevresel değişiklikler, insan hareketliliğinden kaynaklanan değişimler gibi çeşitli nedenlerle ileri yıllarda görülebilecek parazit hastalıklarının epidemiyolojik karakterlerinin ve kökenlerinin takibini yapabilmek, daha önceki örneklerle karşılaştırabilmek amacıyla, 12. Bankadaki parazitler ile yapılacak çalışmalardan elde edilecek sonuçlarla parazit hastalıklarının epidemiyolojisinin anlaşılmasını kolaylaştırmada  (parazit kontrolünde ve mücadelesindeki düzenlemelerle toplumun bu hastalığa yakalanma riskleri azaltılacaktır), 13. Ülkemizdeki parazitlerin tiplendirilerek genetik yapılarının belirlenmesiyle ileriki yıllarda bu parazitlerde oluşabilecek ilaç direnci gelişimi ve takibi ile virülans arttırıcı çeşitli gen mutasyonlarını tespit etmede. Kısaca ülkemizin parazit hafızasını kaydetmede ‘Parazit Bankası’ önemlidir” diye konuştu.

Bankada hangi parazitlerin saklanmakta olduğu konusunda da bilgiler aktaran Prof. Özbilgin, “Toxoplasma gondii, Entamoeba histolytica, E. dispar, Naegleria spp.. Blastocyctis spp., Trichomonas vaginalis, insan sıtması etkenlerinden Plasmodium falciparum, P. vivax, P. malaria, P. ovale, in vivo sıtma çalışmalarında kullanılmak üzere fare sıtması etkenlerinden Plasmodium berghei ve P. yoelii, Trypanosoma cruzi, Trypanosoma brucei gambiense, Babesia microti, Giardia intestinalis, ülkemizden elde edilmiş Leishmania tropica, L. major, L. infantum, L. donovani, L. infantum/donovani hibritleri ve bir suriyeli göçmenden elde edilmiş L. aethopica gibi 21 farklı cins/türden 3000’den fazla parazit arşivlenmektedir.

Özellikle Leishmania konusunda 30 yıldan beri yapılan arşivlemelerle Türkiye’nin bu konudaki parazit hafızası kayıt altına alınmıştır. Arşivleme Dünya standartında kodlama ile yapılmakta ve parazitin elde edildiği canlı, ülke, yıl ve Lab kodu belirtilerek saklanmaktadır. Örneğin; MHOM/TR/2011/CBU18. Dünya araştırma merkezlerinin tüm çalışmalarında kontrol olarak kullandığı referans parazitleri yine bu bankada saklanmaktadır.

Kadınlarda düşük ve anormal doğumlara neden olan, AIDS’li hastalarda ise akciğerlerin iflas etmesine ve beyin abselerine neden olarak kişilerin ölümüne neden olan Toxoplasma gondii, bağırsak parazitlerinden kanlı dizanteriye neden olan Amipler (Entamoeba histolytica), bağırsakta yerleşen ve ishal gaz gibi gastrointestinal sistem rahatsızlıklara neden olan Blastocyctis türleri, cinsel yolla bulaşan kadın ve erkekte idrar yolları ile üreme organlarında bir çok yakınma ve kısırlığın da dahil olduğu hastalığa sebep olan Trichomonas vaginalis, insandaki sıtma hastalığı etkenleri, şark çıbanı etkenleri ve karaciğer-dalak hastalığı etkenleri bulunmaktadır. Özellikle Leishmania konusunda 30 yıldan beri arşivlemelerle Türkiye’nin bu konudaki parazit hafızası kayıt altına alınmıştır. Arşivleme Dünya standardında kodlama ile yapılmakta ve parazitin elde edildiği canlı, ülke,  yıl ve Lab kodu belirtilerek saklanmaktadır.   Örneğin; MHOM/TR/2011/CBU18, dünya araştırma merkezlerinin tüm çalışmalarda kontrol olarak kullandığı referans parazitleri yine bu bankada saklanmaktadır” dedi.

Bankanın, yapılacak çalışmalarda kullanılacak parazitlere ihtiyaç olduğu durumlarda üniversitelerin; Tıp Fakülteleri, Veteriner Fakülteleri, Eczacılık Fakülteleri, Fen Fakülteleri, Parazitler ile çalışan özel ve resmi araştırma merkezleri, ilaç ve tanı kitleri tasarlayan ticari merkezler ve Sağlık Bakanlığı’nda araştırma yapan bilim adamlarının kullanımına açık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özbilgin, bilimsel araştırmaların yanı sıra bankadan lisans ve lisansüstü eğitimlerde de yararlanıldığını, zaman zaman ulusal ve uluslararası sürekli mesleki gelişim etkinlikleri çerçevesinde yapılan başta parazitoloji, mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının eğitimine yönelik kurs ve çalıştaylarda kullanılacak materyal ve preparatların da bu bankadan temin edilebildiğini söyledi.
Böyle bir bankanın Türkiye’de tek, dünyada sayılı merkezler arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özbilgin, “Dünya Sağlık Örgütü’nün bazı referans merkezlerinde, dünyanın çeşitli yerlerinden toplanmış örnekler yine bizim uyguladığımız şekilde sıvı azot içinde arşivlenmektedir. Zaman zaman bu merkezlerle de birlikte ortak çalışmalarımız olmaktadır” dedi.
Parazit Bankasında kendisi ile birlikte yüksek lisans, doktora ve uzmanlık öğrencilerinin çalışmakta olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Özbilgin,  özellikle yüksek lisans, doktora ve uzmanlık öğrencilerinin tez hazırlarlarken ve değişik bilimsel çalışmalar yaparken bu merkezden yararlandıklarını, yurt içinden ve yurt dışından gelen lisans öğrencilerinin de bu bankada canlı hücrelerin ve parazitlerin nasıl dondurulacağı konusunda bilgilendiklerinin altını çizdi.

Bu merkezin sağlık alanında sağladığı yararlardan en önemlisinin parazit hastalıklarıyla mücadelede aşı, ilaç, tanı kitleri ve hastalığı önleyecek moleküllerin araştırılması ve kullanıma sunulması konusundaki temel araştırmalara kaynak sağlamak olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Özbilgin,  bunun yanı sıra uzman doktorların bilgilerini tazelemek ve bu konuda eğitim almaları için yapılan çalıştaylarda kullanılan materyal ve preparatların yine bu bankadan sağlanmakta olduğunu söyledi.
Bu haber 54 kez okundu
İLGİLİ Manisa HABERLERİ