• HMG Manşet Üstü
  • Radyo Hiraş

  • Manisa İnternet Haber | Facebook
  • Manisa İnternet Haber | Twitter
  • Manisa İnternet Haber | Google+

O bir halk kahramanı!

O bir halk kahramanı!
Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi ölümünün 51. yılında anılıyor. Hayatını, Manisa`yı yeşillendirmeye adayan Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi`yi, Manisalı dostlarından ve araştırmacılardan dinledik.

Röportaj: Berna Memiş
 
DAYIOĞLU: TARZANI MEZARINA İNDİRMEK BANA NASİP OLDU
                    Manisa Tarzanı Ahmet bedevi ile 30 yıla yakın bir dostlukları olduğunu belirten Eski Belediye Başkan Ertuğrul Dayıoğlu, Tarzan ile ilkokula giderken başlayan dostluklarının uzun yıllar boyunca sürdüğünü belirtti. Dayıoğlu,  "İnsan hayatını bir amaca adarsa, zengin olmasına mevki makam sahibi olmasına gerek yok. Manisa Tarzanı bunun en güzel göstergesidir.  Toplum onu asla unutmayacak.  Manisa Tarzanı'nın tek sahip olduğu şey ayağındaki şortuydu. Paraya pula önem vermezdi" dedi.   Ertuğrul Dayıoğlu, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi ile sohbetleri sırasında kendisine, "Dayı belki parada milyonlarım yok ama ben dünyanın en zengin adamıyım. Kendilerini zengin zannedenler ise aslında ne kadar fakir olduklarından haberleri bile yok" dediğini kaydetti. 
                  Dayıoğlu, "Dostum Tarzan benim Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde vefat etti. Yokluğunu çok aradım. Tek başına Manisa'daki tüm ağaçlar ile ilgileniyordu. Manisalı dağcılar ile beraber Ağrı Dağı başta olmak üzere pek çok dağa tırmandık. Öldüğünü duyduğumuzda ağlaya ağlaya hastaneye gittik. Cenazesinde askeri bando ve belediye bandosu eşliğinde bütün şehri dolaştırdılar. Sıcak bir gündü. Yerine gömeceğimiz zaman dönemin Manisa Valisi Enver Saatçigil, bana dönerek cenazeyi mezarına benim indirmemi söyledi.  İndirmek için tuttuğumda kuş gibi hafif olduğunu gördüm.  Manisa Tarzanı'nı mezarına indirmek bana nasip oldu. Aslında kendisi süslü mezar istemediğini ve onun yerine şehre başka hizmetler yapılmasını isterdi hep. Yine de gösterişli bir mezarı oldu" diye konuştu.
HAYDAR AKSAKAL:  10 BİNLER TARZAN İÇİN TOPLANIYORDU
                 Manisa Dağı ve Tarzanı adlı eseriyle, Ahmet bedevi'nin yaşadığı yıllara ışık tutan Manisalı Araştırmacı Yazar Haydar Aksakal, 14 yaşında tanıştığı Manisa Tarzanı ile beraber uzun yıllar Manisalı dağcılar ile beraber Türkiye'nin pek çok yerine yaptıkları gezileri anlattı.  Haydar Aksakal, "Manisa Dağcılık Spor Kulübü ile beraber Tarzan önderliğinde Toroslardan, Niğde Demirkazık'a, Konya'ya ve birçok yeri birlikte gezdik. Yolculuklarımızı dönemin şartları dolayısıyla yürüyerek ve otostop yaparak kamyonlarla veya trenle yapıyorduk.  Gittiğimiz her yerde Tarzan ilgi odağı oluyordu.  Niğde'ye gittiğimizde halk Tarzan'ı görmek için 25-30 bin kişilik bir topluluk arasında kaldık. Ezilmemek için emniyete sığındık.  Konya'ya gittiğimizde ise dönemin emniyert müdürü Tarzan'ı Konya'da gezmesine ilk başta izin vermedi. Çünkü halk izdiham yaratıyor trafik tıkanıyor, kalabalıklar Tarzan'ı görmek için birbiriyle yarışıyordu. Biz de Tarzan'ın özgürlüğüne düşkün birisi olduğunu ve onu stadyuma kapatamayacaklarını söyledik ve böylece hepberaber Konya'da dolaştık" dedi. Aksakal, "Konya'da Mevlana Müzesi'ne geldiğimizde kapıdaki bekçi, Tarzan'ın bir şortla dolaşması nedeniyle içeriye alamayacağını söyledi. Manisa Tarzanı ise eliyle kapıdaki 'Ne olursan ol yine gel' yazısını gösterince, bekçi Tarzan'a daha fazla direnmedi ve onu içeriye aldı" diyerek Tarzan ile yaşadığı hatıraları paylaştı.
                 Haydar Aksakal, ayrıca lise öğretmeninin verdiği bir ödev nedeniyle Tarzan ile röportaj yaptıklarını ayrıca, Anıtkabir gezisi sırasında Tarzan'ın Anıtkabir önünde bulunan fotoğrafını da kendisinin çektiğini belirtti.
HAKKI AVAN: TARZAN BİR HALK KAHRAMANIYDI
                Manisa'da kültür ve sanatın duayen isimlerinden Hakkı Avan, Manisa Tarzanı adlı kitabıyla, Manisa tarzanı hakkında eksik olan veya yanlış bilinen bilgilerin düzenlendiği önemli bir eseri kent kültürüne kazandırdı. 1986 yılında ilk basımı yapılan kitap 2014 yılında ikinci baskısını yaptı.  Hakkı Avan yaptığı açıklamada,  "Manisa Tarzanı'nın nüfus bilgilerini  çıkarttık. Gerçek adının Ahmet Bin Carlak olduğunu ve Manisa'ya nasıl geldiğini anlattık.  Tarzan, hayatını bir halk kahramanı olarak yaşadı.  Manisa Belediyesi'nden aldığı 150 lira bahçevanlık maaşını fakirlere, çocuklara dağıtır, kalanıyla da fidan alıp dikerdi.  Tarzan, dünya çevrecilerinin önderi olarak,Tarzan anma günleriyle Unesco'ya dahil edilmelidir.  Kurtuluş Savaşı'nda 4,5 yıl Antep cephesinde düşmanla savaşmış, orduya katılarak İzmir'in kurtuluşunda görev almıştır. Büyük Manisa yangını sonrası Manisa'ya gelerek kendini Manisa'nın yeniden yeşillendirilmesine adamıştır" diye konuştu.
               İstiklal Gazisi olan Tarzan'ın kırmızı şeritli madalya sahibi olduğunu vurgulayan Avan, "Kırmızı şeritli istiklal madalyası bizzat düşmanla savaşanlara verilen bir madalyadır.  Tarzan Milli Bayramlarda özellikle 19 Mayıslarda ve Cumhuriyet Bayramlarında madalyasını bir palmiye yaprağına takarak, bayram törenlerinde en önde yer alıyordu. Her fırsatta Mustafa Kemal'in askeri olduğunu vurguluyor ve Cumhuriyet devrimlerine önem veriyordu. Halk mekteplerinde  Türkçe okuma yazmayı da öğrenen Tarzan, ney çalıyordu" dedi.
TARZANA YAZILAN AŞK MEKTUPLARININ BULUNDUĞU SANDIĞA SAHİP ÇIKILMADI
               Avan, "Tarzan'a genç kızlar büyük ilgi gösteriyordu. İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi'nde okuyan pek çok kız Tarzan'a aşk mektubu yazıyor ve kendisiyle evlenmek istediğini söylüyordu. Öte yandan Manisa dışından da pek çok kadın Tarzan'a talip olup mektuplar göndermişti. Ancak Tarzan'ın evlatlarım dediği ağaçlardan, Spil Dağı ve Manisa'dan vazgeçmeye niyeti yoktu. O özgürlüğüne düşkün birisiydi. Kendisi öldükten sonra dağda bulunan kulübesinde kalan bir sandık dolusu mektup yokoldu. Sahip çıkılmadı" diye konuştu.
BEDRİYE AKSAKAL: TÜM ÇOCUKLAR TOPLANIP TARZANI ALKIŞLARDIK
                Yeşilin Atası Manisa Tarzanı adlı kitabın sahibi Manisalı Araştırmacı Yazar ve Emekli Öğretmen Bedriye Aksakal ise Manisa Tarzanı'nı çocukluk ve gençlik yıllarında tanıdığını vurguladı.  Bedriye Aksakal, "Ben Tarzanı çocukluğumda tanıdım. Babam bizi gezmek için dağlara çıkardığında Tarzan'ın kulübesinde buluşurduk. Evimizin arkasında fidanlık vardı. Oynarken Tarzan geldi. Bize 'Sakın ağaçların dallarını koparmayın, sizin ellerinizi kırsak canınız acımaz mı? Ağaçlar da insanlar gibidir' derdi.  Her gün saat 12:00'de dağdaki topu atardı. Manisalılar saatlerini Tarzan'ın topuna göre ayarlardı. Topu attıktan sonra da koştururak dağdan inerdi. Biz tüm çocuklar toplanıp, Tarzan geçerken onu alkışlardık" diye konuştu.
DEDE LOKANTASINA TARZAN İÇİN ÜNLÜ AKINI
               Manisa'da babadan oğula korunan bir miras olarak hizmet vermeye devam eden Büyük Dede Lokantası için Manisa Tarzanı oldukça farklı anlamlar taşıyor. Büyük Dede Lokantası Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi'nin Spil Dağı'ndan su taşıdığı ve karşılığında karnını doyurduğu bir mekan olarak da tarihi öneme sahip.  Manisa Tarzanı'nı görmek için Manisa'ya gelen ünlü isimlerin ve turistlerin Tarzan ile görüştüğü ve  fotoğraflar çektirdiği yer olarak da ayrı bir değer taşıyor. Lokanta sahibi Mustafa Balkanlı, "Tarzan'a yemek veriyorduk. Biz kendisinden para istemiyorduk ama o yediği yemeğin karşılığını vermek için lokantamıza su taşıyor ve bazı işlerde yardımcı oluyordu. Dönemin ünlü isimleri Tarzan'ı görmeye lokantamıza geliyordu.  Tarzan bizim hiçbir zaman unutamayacağımız bir halk kahramanı. Kendisini rahmet ve sevgiyle anıyoruz" dedi.


 

 

 

 

 

 

 

Bu röportaj 3121 kez okundu
BENZER RÖPORTAJLAR