• Manisa İnternet Haber | Facebook
  • Manisa İnternet Haber | Twitter
  • Manisa İnternet Haber | Google+

SESSİZ SES

Eklenme tarihi : 05.12.2018 Yorum ekle Sayfayı yazdır
Emel Eva Tokuyan Emel Eva Tokuyan

Eğitimci & Yazar & Tai Chi Eğitmeni emeltokuyan@gmail.com TÜM YAZILARI

Paylaş:
*Eski bir Tibet Metninin şiirsel yorumu

Şimdiden binlerce yıl uzaktan; bu yerden, kilometrelerce yüksekten Tibet’ten gelen bir ses. Sessiz ses olmasına rağmen her yürekte yer eden sesler bunlar. Öyle derin ki, yaşamın her farklı tecrübesinde açılıp okunduğunda bir başka rahiya, tat, koku bırakabilen sözler bunlar. Eskiliğine rağmen hayatın diriliğini, parıltısını capcanlı taşıyan, dokunduğu insanı ışıklandıran anlamlar bunlar.

Ne çok ihtiyacımız var, yaşamın her basamağında ne bulacağımızı bilmeye, bilen bir göze, şefkat dolu, olgun bir kalbin rehberliğine, tecrübeye kulak vermeye… Bilen söylese de, ne kadar acılı kendi elimizle kalınlaştırılmış kabuğumuzu soyunmak. Ve ne kadar güç; Kendi başımıza kaybolmadan kendimize giden yolu bulmak…

Her an fısıldıyor sessiz ses, kalabalığın hay huyuna kendimizi kapattığımızda. Her anını hesaplarla yaşayan zihnini sustur önce diyor. Göreceli akıl gerçeğin katilidir. Panayırdaki aynalar gibi üzerine yansıyan görüntüleri çarpıtarak gösterir. BİR olan gerçek binlerce parçaya ayrılıyorsa aynada, senin de dualiteye kapılmış zihnin, bütünlük içinde bakamaz gerçeğe, tahta tek başına onu oturttuğunda. Onun üzerinde bir başka aklın var. Ancak övgüye ve yergiye karşı, BİR ve aynı kaldığında doğabilecek olan. Zamansız ve kalıcı olanla, acılı ve geçici olanı ayırt etmeni sağlayacak olan, zamanları kapsayan ve zamanın üstünde olan aklındır o.

Kaybolmamak için dikkatli ol. Bir gemide iki kaptan yer almaz. Göreceli ve hesaplı aklın, zamansız aklına yenilmemek için direnecektir. Seni ikna etmek için gölgelerle dolu tüm süsleriyle, çelmelerini en beklemediğin yerlerde gizlemiştir. İzin ver tüm yanılsamanın üzerinden geçip gitmesine. İzin ver adımlarını ağırlaştıran her duygusal, zihinsel alışkanlılığının, gerçeğin ışığıyla solup gitmesine. Vazgeç tutunmaktan sana acı veren gölgelere.

Kaçınılmazdır bu üç odadan geçmeden kendi armağanına ulaşman. Birinci odanın adı; Cehalettir. İçinde doğduğun, yaşadığın ve öleceğin odadır o. Sadece yeme, içme yaşamı idame ettirme bilgisi vardır bu yerde. Eğer ki merak edersen başka ne olabilir diye, ve başlarsan sorgulamaya kapılarını açacaktır sana; İkinci oda. Bu Öğrenme odasıdır. Göz alıcı renkleri ile sonsuz bir bahçe. Öğrendikçe öğrenmeye susuzluğun artacaktır. Ama kullanılmayan her bilgi kibrini büyütür sadece. Yaşam vermediğin bilgi ne sana fayda verir, ne de kimseye. Anlarsan ki sadece öğrenmek değildir amaç, daha fazla oyalanmadan üçüncü odanın kapısını aç. Bilgelik odasında, doğaya yardım et ve onunla çalış. Anla ne sen var ne ben. Bırak birleşsin merhametli kalbinle cömert ellerin, senden öncekiler gibi solmayan çiçekler bırak geçtiğin yerlere…

Hatırla ve temizle bu yola çıkmadan önce; kibir, öfke, beklenti, hırs, seni diğerlerinden ayıran her ne varsa derininde. Üç odadan geçen uzun yolculuğunun sonunda alaca karanlık bitecek. Kendine varışının ışıklı armağanını kucaklayacaksın uyum ve BİR’lik içinde.

Emel Eva Tokuyan

Bu haber 223 kez okundu.
Bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş:
YORUM YAP
YAZARIN SON YAZILARI